Bence Tatil...
Merhaba Kadinhayat okurları; Yaz aylarının en güzel olduğu kadar, sıcaktan en çok bunaltan günlerini yaşıyoruz. Özellikle Büyükşehirlerde yaşayanlar, kavurucu sıcaklardan kaçıp, tatil yörelerine gitmek için eminim gün sayıyorlardır. Herkesin kendince bir "tatil" tanımı vardır. Kimi tatile gitmeyi özgürlük olarak görüp, yaşadığı ortamda yapamadığı şeyleri yapmak için fırsat bilir. Canı ne çekiyorsa onu yapar. Kimi de tatili bir dinlenme vesilesi görüp, uygun bir yere gidip, sadece denize girip, güneşlenerek tatilini daha sağlıklı geçirmiş olur. Bazı gruplar da vardır ki, bunlar tatili; güzel yerleri görme, buraların tadını çıkarma olarak görürler. Bu tip tatilciler genelde gittikleri yerlerin güzelliğinin farkında olup, otel yada pansiyonu sadece yatmak için kullanırlar. Evlerine döndüklerinde anlatacakları güzel mekanlar vardır ve bir daha ki tatile kadar bu maceralar anlatılır. İlk örnek verdiğim tatilciler, genelde gittikleri yerlerin tabi güzelliklerinden çok "cinsi" güzelliklerini anlatırlar ve söze başlarken genellikle "üff" ünlemiyle başlarlar. Onlara gittikleri yerin denizini, tarihi yerlerini sormayın boşuna. Size sadece turistik güzelliklerinden bahsedeceklerdir çünkü otelden ya çıkmamışlardır ya da çıktıkları zaman önlerinden giden Rus turistten gözlerini alamadıkları için çevreye bakma şansları olmamıştır. En iyi tatilciler, tatillerini gerçek bir tatil gibi kuralına uygun geçirenlerdir. Bunlar genellikle aile şeklindedir ve zaten sene içinde sarf edilen efordan dolayı hem de yaşları itibariyle diğer tatilciler gibi hareketli olamazlar. Onlar için en fazla hareket kendileri gibi buldukları tatilcilerle oynadıkları okey ve tavlada harcadıkları efordur. Ben kendimi bunların içinde gezici tip tatilciler içine koyuyorum ve Bodrum'a gidiyorum. Ya siz? Hepinize mutlu tatiller!
|